# Gündüz Vassaf: Çivisi çıkmış bir dünyada yaşıyoruz - DW Türkçe

https://www.youtube.com/watch?v=ujfgSmFYuWM
Translation: zh-CN

[00:00] Allah hepimizi deli doğarız fakat delik alabilmek sonuna kadar çok zor bir şey.
  我们生来都是疯狂的，但能保持疯狂到最后是非常困难的事情。

[00:05] Onu başarabilen çok azdır.
  很少有人能做到这一点。

[00:08] İflas etti kurumlar iflas etti ama düzen bize hala o kurumlarla aldatıyor.
  机构破产了，但体制仍然用那些机构欺骗我们。

[00:14] Hayatımın dönüm noktalarından çünkü insanın başka bir haline gördüm.
  这是我人生的转折点，因为我看到了人的另一种状态。

[00:16] Yanlış yaşta üniversiteye gidiyoruz.
  我们在错误的年龄上大学。

[00:19] Şehir devletler ve şehir devlet demokrasisi üç gün önce çivisi çıkmış bir dünyadayız.
  我们生活在一个三天前就失控的城市国家和城市国家民主的世界里。

[00:25] Tabii ki sen doğduğun evi bilmiyor annesinden babasından daha sonra okuma yazmaya başladığı zaman kağıtlardan öğreniyor ama doğum ya.
  当然，你不知道自己出生的房子，后来从父母那里，当你开始读写时，从纸上学习，但出生年龄。

[01:00] En son nefes Boston garip Parti Annem
  最后一口气，波士顿，奇怪的派对，妈妈。

[01:04] Okumaya gidiyor 36 yılında İstanbul'da felsefeyi bitirmiş ve burs alıyor.
  她去读书，1936年在伊斯坦布尔完成了哲学学业，并获得了奖学金。

[01:13] Babamla annem peşinden kadın öyle o zaman yani ben okumaya gidiyorum Bursa aldım diyor daha yeni evlenmişler.
  我爸爸和妈妈，那个女人就这样，那时我说我去读书，我拿到了布尔萨的奖学金，他们刚结婚。

[01:22] Babamın gitmesi nasıl gidecek o da doktor bir ilaç keşfediyor ve şeyini satıyor formülü satıyor.
  我爸爸怎么去呢？他是一名医生，发现了一种药，然后卖掉了它的配方。

[01:32] Annem peşinden Amerika yalnız kalmak istemiyor burada dönecekler.
  妈妈跟着他，不想独自留在美国，他们会回来的。

[01:35] Birkaç yıl sonra İkinci Dünya Savaşı çıkıyor.
  几年后，第二次世界大战爆发了。

[01:37] Evet, Atlantik'te artık yolcu trafiği yok çünkü Almanlar yolcu gemilerini bombalıyor.
  是的，大西洋上已经没有客运交通了，因为德国人在轰炸客船。

[01:45] Çünkü yolcu gemileri de mühimmat taşıyor İngiltere'ye.
  因为客船也在向英国运送弹药。

[01:50] Son yıllarında annem hamile kalıyor 46'da ve ben bir yaşındayken beni bostandan artık deniz aç.
  在最后几年，妈妈在1946年怀孕了，我一周岁时，他们把我从菜园带到了海上。

[02:00] Ben yolcu gemileri gidiyor, beni Türkiye'ye getiriyorlar.
  我乘坐客轮，他们把我带到土耳其。

[02:04] Bostandan yaşındayken, 13 yaşındayken, lütfen çay.
  从博斯坦丹那时起，13岁时，请喝茶。

[02:14] Oturacak, evli falan hiçbir şeyimiz yok.
  要坐下，我们没有任何结婚之类的事情。

[02:17] Dayımın evinde kalıyoruz bir süreç ve Zekeriya saatler moda da annemin abisi o.
  我们在我舅舅家住了一段时间，而泽凯里亚·萨特莱尔·莫达是我母亲的哥哥。

[02:24] O da Türkiye'de çok görmüş geçirmiş bir ev.
  他在土耳其也是一个见多识广的人。

[02:28] Çünkü bir gazete sahibi Vegas'ta başyazarı muhalif gazeteci.
  因为他是拉斯维加斯一家报纸的所有者，首席作家，反对派记者。

[02:34] Dünya savaşında nasip eşimin destekli oyunlarda Cumhuriyet dayımın gazetesi de tamam.
  在世界大战中，我妻子的支持游戏里，共和报是我舅舅的报纸，没问题。

[02:39] O da demokrasileri destekliyor.
  他也支持民主。

[02:43] Neyse ondan sonra tepebaşına taşınıyoruz İstanbul'da tepebaşına.
  好吧，之后我们搬到伊斯坦布尔的泰佩巴舍。

[02:47] Fakat paz orada duramıyoruz, babam milletvekili seçiliyor.
  但我们在那里待不住，我父亲被选为议员。

[02:54] Git Demokrat Parti'den Adnan benim çocukluk arkadaşı ayrıldım falan.
  去，从民主党来的阿德南是我童年的朋友，我离开了等等。

[02:59] Bu bir Ankara atış şey başlıyor git.
  这是一个安卡拉射击的事情开始了，走吧。

[03:02] Geliyor başlıyor annemle evdeyiz.
  来了，开始了，我和妈妈在家。

[03:06] Bir akşam vakti bir şeyler olduğunu biliyoruz galiba.
  大概是一个傍晚，我们知道发生了什么事。

[03:10] İstanbul'da emin değildim.
  在伊斯坦布尔，我不确定。

[03:12] Bir sesler geliyor bizim eve doğru.
  一些声音正朝我们家传来。

[03:14] Ben evin önünde durdular ve ve evi yağmalı mı yağmalamaya konuşuyorlar.
  他们停在我家门前，讨论着要不要抢劫房子。

[03:22] Yani sesli mi duyuyoruz annemle kepengin elinden bakıyoruz.
  也就是说，我们听到声音了吗？我和妈妈从百叶窗的缝隙里看。

[03:24] Muso vazgeçtiler çünkü evin bahçesinde babamın otomobili var.
  他们放弃了，因为我家院子里有爸爸的车。

[03:33] O günde ilkokulda bana Levent İlkokulu'nda öğretmen 3 Kıbrıs türktür yazmasını öğretmiş bana değil bütün sınıfa.
  那天在小学，莱文特小学的老师教了我，不，是教了全班，写“3塞浦路斯是土耳其的”。

[03:43] Ben de tebeşirle otomobil üstüne Kıbrıs türktür yazmışım.
  我也用粉笔在车上写了“塞浦路斯是土耳其的”。

[03:46] O gün okulda öğrendiğini görür şey gördü yazıyı gördüm.
  那天在学校，他看到了他学到的东西，我看到了那行字。

[03:52] Ama bunlar bizden dedi.
  但他说，这些人是自己人。

[03:55] Bu yürüdüler geçtiler olsa Levent'e 12 pastane yerle bir ettiler.
  他们走过去了，但莱文特的12家面包店被夷为平地。

[03:58] Çocukluğum bir.
  我的童年啊。

[04:05] Kısmı Ankara'da geçti ama ilkokul 5'ten sonra tekrar Amerika.
  一部分在安卡拉度过，但从小学五年级之后又去了美国。

[04:11] 11 yaşında öyle devam et yaz tatil diye gittik diye biliyorum çünkü Robert Kolejin sınavlarına girmiştim kazanmıştım.
  我知道11岁时就这样继续，说是暑假我们去了，因为我参加了罗伯特学院的考试并考上了。

[04:19] Ve dört gözle yatılı okula gitmeyi bekliyordum ve çok üzüldüm okula gidemeyecek Robert Koleji gidemeyince.
  我热切期待着去寄宿学校，当去不了罗伯特学院时非常难过。

[04:28] Ama iki hafta için Amerika'daki ilkokula alıştım ve o da bir 5-6 yılda kaldım.
  但两周内我适应了美国的小学，并在那里待了五六年。

[04:34] Bir şey orada bitirmedim, bebek koleje geldi mi bir şey burada bitirdim.
  我在那里没有完成什么，当回到学院时在这里完成了什么。

[04:41] Üniversite için Amir Köy Akıl Hastanesinde gardiyanlık, 18 yaşındayım.
  为了大学，我在阿米尔村精神病院做警卫，我18岁。

[04:47] Yazışı babam da çalıştı bir hastane abone ol.
  暑假时我父亲也在一家医院工作，订阅吧。

[05:04] Ve tahayyül edemeyeceğiniz bir yer çünkü.
  因为那是一个你无法想象的地方。

[05:07] Yüz kişiye yakın kadınlı erkekli.
  大约一百人，男女都有。

[05:12] O kimse çıplak, kimse dışkısını yapıyor.
  那个人赤身裸体，有人在排便。

[05:15] Kimse birisinin üstüne işiyor orada.
  有人在那里往别人身上小便。

[05:19] Hayatımın dönüm noktalarından çünkü.
  因为这是我人生的转折点之一。

[05:22] İnsanın başka, hadi başka bir halini gördüm yani.
  我看到了人的另一种状态，或者说另一种样子。

[05:25] İnsanla bir gülerken görmeye alışırım, koşarken, yemek yerken, kavga ederken hepsini tanıyorum.
  我习惯看到人笑着、跑着、吃饭、吵架，所有这些我都熟悉。

[05:34] Bu halde insanı görmem ve insanların bu halde yaşayacağını ve yaşatabileceğine köpüklü çok şu.
  我看到人处于这种状态，并且人们会这样生活、也能这样生活，这让我非常震惊。

[05:42] Demek öyle bir dünya varmış, kurumların özledik bu dünyası varmış diye iki gün, iki gün gittim gene.
  原来有这样的世界，机构们渴望的这个世界存在，我去了两天，又去了两天。

[05:51] Galiba dönemde 2. günü tüm üçüncü gün bu da beni çok şaşırdım, uyum sağladı sanki hep böyleymiş gibi.
  大概在期间第二天到第三天，这让我很惊讶，我好像适应了，仿佛一直如此。

[05:58] O benim için bir ders oldu.
  这对我来说是一课。

[06:02] Benim arkadaşların ilk sigara utandım işte bir hasta arkadaşlarım.
  我的朋友第一次抽烟，我感到羞愧，我的一些生病的伙伴们。

[06:07] Onlar oldu. Onun için ogeli denen şey.
  他们发生了。因此，那个被称为“ogeli”的东西。

[06:12] Bu belediye görmedim küçük zaman Ahmet.
  这个市政我没见过，小时候，Ahmet。

[06:15] Mehmet, Hüseyin, aşırı Fatma diye gördüm.
  我见过Mehmet、Hüseyin，还有极端的Fatma。

[06:18] Delilere yapılan haksızlıkları görmüyor.
  他看不到对疯子们的不公。

[06:22] Yeni başladım. Daha çok otur Kitaplığı.
  我刚开始。多坐坐图书馆。

[06:25] Okumaya başladım ders kitapları dışında.
  我开始阅读课本以外的书。

[06:30] Ve yani psikiyatrinin de bir baskı aracı olabileceğini, daha çok yoksulların bu tanımları aldığını, deli tanımlanır falan filan aldığını gördüm yani.
  也就是说，我看到了精神病学也可能是一种压迫工具，更多的是穷人得到这些定义，被定义为疯子等等。

[06:44] Sınıfsal eşitsizliğin bir parçası deli tanımını almak.
  获得“疯子”的定义是阶级不平等的一部分。

[06:49] Müsaade katla cıss ülkeler değil, sovyetlerde de karşı gelen rejime karşı gelen ve o kadar kuvvetli birleşim tüp gizli polisi var.
  不是允许屠杀的国家，在苏联也有反对政权的，而且有如此强大的联合秘密警察。

[06:58] Bitmedi dönem polis var, üçgen çocuk polis ona karşı geliyorsan belli olmasın diye seni tımarhaneye atıyor.
  没完没了，有时期警察，三角儿童警察，如果你反抗，为了不暴露，他们把你扔进疯人院。

[07:06] Bu soruyu tabi.
  当然，这个问题。

[07:09] Ama ben düzenli bir başka ver.
  但我再给一个规律的。

[07:12] Dur bekle, tıpta kötü bir lafı var.
  等等，医学上有个不好的说法。

[07:16] Allah hepimizi deli doğarız.
  真主让我们都生来疯狂。

[07:20] Biz fakat delik alabilmek sonuna kadar çok zor bir şey.
  但我们能保持疯狂到最后是非常困难的事。

[07:23] Onu başarabilen çok azdır.
  能做到的人很少。

[07:27] Çünkü düzen bizi bütün o dediğimizi yani kendiliğinden bize yaratıcılığımızı sormanızı, farklı olmamızı, rahat davranmamızı, çocuğun rahatlığında davranmamızı hepsini teker teker büyüdükçe elimizden alıyor.
  因为秩序把我们所说的所有东西——即自发的创造力、与众不同、轻松行事、像孩子一样自在行事——随着我们长大，一件件地从我们手中夺走。

[07:42] Sonra uyumlu oluyoruz.
  然后我们变得顺从。

[07:45] En iğrenç yiyecek nedir?
  最恶心的食物是什么？

[07:51] Böcek gibi bir şey çok merak ettim, vallahi.
  像虫子之类的东西，我很好奇，真的。

[07:58] Tesadüfen kendimi psikoloji okur buldum.
  我偶然发现自己读了心理学。

[08:02] Çünkü gene bildiğiniz böyle rolaks istenilen şeyde ABD'de ilk iki yıl istediğin konuda istediğin dersi az çok.
  因为还是像你知道的那样，在轻松随意的要求下，在美国头两年你大致可以选任何你想要的课程。

[08:10] Alıyor üçüncü yıl geldi baktım ki ben.
  第三年来了，我一看，我。

[08:13] Derslerin çok psikoloji iyiymiş o da şey.
  课程心理学很好，那也是那个。

[08:16] Kolay.
  容易。

[08:16] Şu an yani fazla ders çalışmalıyım.
  现在，也就是说，我必须多学习。

[08:20] Çünkü evde işte psikolog ve psikiyatrist.
  因为家里有心理学家和精神科医生。

[08:22] Babası gençliğinde yaz tatillerinde.
  他父亲年轻时在暑假里。

[08:25] Onların şeyleri var uluslararası ve ulusal psikoloji psikiyatri.
  他们有国际和国内心理学、精神病学的东西。

[08:29] Ben de yanlarında götürüyorlar.
  他们也带着我。

[08:31] Tabi önce bildiğim konu vardı.
  当然，之前有我知道的话题。

[08:35] Onun 3. sola geldiğimizde e-psikoloji olsun dedim.
  当我们走到他的第三个左边时，我说，那就电子心理学吧。

[08:39] Onun için öyle bitti 68 kuşağı işte yük pantolonu yürüyüşler var işte bir yani.
  因此就这样结束了，68一代，有高腰裤游行，也就是。

[08:46] Vietnam Savaşı bilmem ne yeni bir dünya yaratmaya çalışıyoruz yani 68 kuşağından.
  越南战争什么的，我们试图创造一个世界，也就是从68一代。

[08:53] Amerika'daki 68'den bahsedildiği nasıl yayınlanan bir fotoğraf var arşivlerde sık sık tıp edilen.
  在美国的68年被提及，有一张经常在档案中被引用的照片。

[08:59] O da Pentagon gençler tarafından üniversiteli gençler tarafından kuşatılmış Pentagon çevresini.
  那也是五角大楼被年轻人、大学生包围，五角大楼周围。

[09:12] İlk önce asker süngü takmış böyle.
  首先，士兵这样上了刺刀。

[09:14] Onların etrafında öğr...
  在他们周围，学……

[09:16] O öğrencilerden de birisi namlunun ucuna papatya koyuyor.
  那些学生中也有一个人把雏菊放在枪口上。

[09:21] Ben de onun arkasındayım.
  我就在他后面。

[09:25] O çocuğun arkasındayım.
  我在那个孩子后面。

[09:29] Bir defa korku yoktur veyahut o yaşta zaten pek korku olmaz.
  首先，没有恐惧，或者在那个年纪本来就不太会有恐惧。

[09:31] Bir de ikincisi: Hadi gidiyoruz.
  其次：我们走吧。

[09:34] Nereye gidiyoruz? Pentagon duyuyor.
  我们去哪里？听说五角大楼。

[09:37] Hadi gidelim.
  我们走吧。

[09:40] Benim önceden planlanmış, tasarlanmış falan şeyler değildi.
  这对我来说并不是事先计划或设计好的事情。

[09:44] Mı yakalandım? Daha kötü yakalandım.
  我被抓了吗？我被抓得更惨。

[09:53] De bende her yeni bitme psikolog gibi zeka testlerini öğrendim.
  而且我像每个刚毕业的心理学家一样，学会了智力测试。

[09:56] Acet tepede psikiyatri staj yapıyordum.
  我在Acet Tepe做精神病学实习。

[10:00] Şimdi oradaki zeka testlerini ne kullanıldığını gördüm.
  现在我看到了那里使用的智力测试是什么。

[10:04] Baktım hepsi Amerika'dan gelmiş iki üç.
  我一看，全都是从美国来的，两三个。

[10:13] Tane zaten tercüme etmişler, kullanıyorlar.
  他们其实已经翻译过了，正在使用。

[10:17] Bu kitapta okumuşuz böyle olmaz, bunun standardı edilmesi lazım.
  我们在这本书里读到过，这样不行，需要制定标准。

[10:24] Ölçütleri var, geçerli güvenlik gibi 5-10 tane gönüllü arkadaş öğrenci uğraştık.
  有标准，比如有效安全性，我们和5到10个志愿者同学一起努力过。

[10:32] Geliştirdim, zekat İstanbul'da amacı zekalı ölçmek değil, tükenmiş zeka testi.
  我开发了，在伊斯坦布尔的“zekat”目的不是测量智力，而是耗竭智力测试。

[10:38] Adı şeydir: 5-7 yaş arası temel zihin yetenekleri testi.
  名字是：5-7岁基本心智能力测试。

[10:44] Bu tespih yapmalıyım ama yanlış kullanıldı diye düşünüyorum.
  我应该做这个测试，但我认为它被误用了。

[10:47] Ondan sonra azcık daha okuyunca zeka testlerini gene bir sınıf.
  之后稍微多读了一些，智力测试又成了一个类别。

[10:53] Bugün sizlerle başka bir silahı olduğunu gördüm, zeka testlerini başına hakikaten farklı bir yeri var.
  今天我看到你们有另一种武器，智力测试确实有它独特的位置。

[11:07] Birçok yaşına gitmek istediği bir üniversite Deniz bibii.
  一个很多人想去的大学，Deniz bibii。

[11:13] Demokrasi vardı Boğaziçi Üniversitesi'nde de bunu öğrenciler geldiklerinde bilmiyorlar belli.
  博阿齐奇大学曾经有民主，学生们来的时候显然不知道这一点。

[11:19] YÖK'ün geleceği ve ordunun geleceği aramızı okulda toplanıyorduk ne yaparız diye.
  我们聚集在学校里讨论高等教育委员会的未来和军队的未来，该怎么办。

[11:27] Baş Üniversitesi'nde başımıza çöreklerin ince asker için tabii istifa edersek bir de bence çok gösterebiliriz diye düşündük.
  在巴斯大学，我们想，如果我们辞职，也许能很好地展示给那些细士兵们。

[11:34] Yetmiş kişi işte ifademiz dedik.
  我们七十个人说，这就是我们的声明。

[11:38] Sonra oldu paşa koltuklarımız başımıza geldi üç kişi istifa ettik bir 67 kişi yok yedirmem ezdim.
  后来发生了，将军的职位落到了我们头上，我们三个人辞职了，另外六十七个人没有，我没让他们得逞。

[11:50] Ama harekette aynı zamanda bütün kurumu dakika mı Elif diye düşündük 40 yıldır yok var.
  但在行动中，我们同时想，整个机构是分钟吗，艾丽芙，四十年来没有也有。

[11:57] Baron 2 Eylül'de geldi İhsan Doğramacı ve Kenan Evren askeri cunta ile geldi bu son kırk yıl içinde Türkiye'nin nispi demokratik dönemleri doldur ecevitli İnönü hükümette.
  巴伦在9月2日来了，伊赫桑·多格拉马奇和凯南·埃夫伦随军事独裁政权而来，这填补了土耳其过去四十年相对民主的时期，埃杰维特和伊诺努在政府中。

[12:12] Ali Bey bu hocaların hiç bir.
  阿里先生，这些教授一个都没有。

[12:15] Üniversitede hiçbir hocaya o şu Göklü değiştirelim demek hala Demir olur.
  在大学里，没有哪位教授会对那个Göklü说我们换一下，这仍然是Demir的做法。

[12:23] Bu ve öğrenciler bunun kurban oldu yani.
  也就是说，这和学生们成了它的牺牲品。

[12:26] Hocalar kendi evlerini koruyabilir Seydi.
  教授们本可以保护自己的家，Seydi。

[12:29] Bugüne kadar başında böyle şeyler değil.
  直到今天，他头上并没有这样的事情。

[12:33] Hiçbir üniversitede böyle bir şeyle karşılaşmadık.
  我们在任何大学都没有遇到过这样的事情。

[12:38] Şimdi öğrenciler hocalarının kurban oluyor.
  现在学生们成了他们教授的牺牲品。

[12:41] Hiçbir şey yapmamış olmalarının, sessiz kalmış olmalarının kurban oldu yani.
  也就是说，他们成了自己什么都没做、保持沉默的牺牲品。

[12:46] İstenilen akademik özellik, akademik özgürlük ve üniversite özelliği.
  所期望的学术特性、学术自由和大学特性。

[12:55] Boğaziçi'nde nispeten bu var ama yok bu.
  在Boğaziçi，这相对存在，但又不存在。

[12:58] 40 yıldır yoktu yani sanki bu ilk defa olmuş gibi bir şey değil.
  40年来都没有，也就是说，这不像是什么第一次发生的事。

[13:04] 40 yıldır buna müdahale etme şansı vardı hocaları ve Kapıkulu oldu ya.
  40年来本有机会干预此事，但教授们却成了Kapıkulu。

[13:11] Nasıl askerdir ordudaki asker Kapıkulu ise bir anlamda korkuyorsa okullarda demokrasi dersi.
  就像军队里的士兵如果是Kapıkulu，在某种意义上害怕的话，学校里就上民主课。

[13:16] Veren hocalar bıçak kemiğe dayanınca yana Hadi Kendi okulunda demokrasi kur.
  当一些教授忍无可忍时，他们转向说：“在自己的学校里建立民主吧。”

[13:24] Bunu yapamadılar cenazede iken bu olduğunu ve su servis diye bir grupla tanıştım.
  他们没能做到，在葬礼上我遇到了一个叫“水服务”的团体。

[13:28] Onlar üniversite özgürlüğü için özellikle Güney Afrika'daki ölçü ve şunu Peki üniversitenin konuşunca çok ilgileniyorlar değil zaten Amerika'yla the ya neyse Türkçe duvarda açık konuştuktan sonra baktım ki bütün üniversitelerin yani benzer sorunları var özgürlük ve özerklik bakımından.
  他们为了大学自由，特别是南非的标准，然后说：“好吧，当谈到大学时，他们很感兴趣，不是吗？其实和美国……算了。”在土耳其语墙上公开交谈后，我发现所有大学都有类似的问题，在自由和自治方面。

[13:50] İş edindim bir deklarasyon gibi bir şey hazırladım bir grup kurdum Metin Hazırlandı Lima deklarasyon olarak pedo kabul edildi.
  我把它当作工作，准备了一份类似宣言的东西，成立了一个小组，文本准备好了，作为利马宣言被通过。

[13:57] Akıllık özellik Özgürlük nedir diye birçok üniversite onu dünyada birçok üniversite onu benimsedi yani başından ayrılmam Belki o işe yargıç olmaz.
  智慧的特点：什么是自由？许多大学，世界上许多大学都采纳了它，也就是说，我不会离开它。也许那件事不会成为法官。

[14:14] Gençlerden öğrenmeyi özlüyorum Ben 10.
  我怀念向年轻人学习，我10岁。

[14:17] Gençlerden öğrendi özlüyorum ama
  我从年轻人那里学到了东西，我很想念，但是

[14:19] üniversitede değil Çünkü kül üniversite
  不是在大学里，因为整个大学

[14:23] o gençlere uygun ilgili üniversitenin
  那个适合那些年轻人的相关大学

[14:26] parçası olmak istemem yani havladığında
  我不想成为它的一部分，也就是说，当它叫唤时

[14:29] parçası olmak istemem demin söylediğim
  我不想成为它的一部分，正如我刚才所说的

[14:33] şeyden yani o yaştaki öğrencilerin
  那件事，也就是那个年龄的学生们

[14:36] girdiği kimsenin
  所进入的，没有人

[14:38] da başladı bu iflas etti kurumlar iflas
  也开始了，这破产了，机构破产了

[14:42] etti ama düzen Bize hala o kurumlarla
  但是秩序仍然用那些机构欺骗我们

[14:46] aldatıyor panik atak falan Eskiden yoktu
  恐慌症之类的，以前没有

[14:49] panik atak mikrop değil ki bu birden ve
  恐慌症不是细菌，它不会突然出现，并且

[14:52] bir yeni bir mikrop çıksın ama bir isim
  一种新的细菌出现，但是一个名字

[14:55] kondu Aman için o panik atak gibi bir
  被安上了，天哪，像恐慌症那样的东西

[14:58] şey yani bitti davranışlar değişiyor
  也就是说，结束了，行为在改变

[15:00] çünkü sistem giderek insana da Uyumsuz
  因为系统逐渐变得对人也不适应

[15:04] olmaya başladı okullarda Uyumsuz evlilik
  开始变得不适应，在学校里不适应，婚姻

[15:07] Kurumu günümüze daha Uyumsuz Hukuk da
  制度对当今更不适应，法律也

[15:10] Uyumsuz insan değişiyor ekonomi
  不适应，人在改变，经济

[15:13] değişiyor teknoloji İnsanı değiştiriyor
  在改变，技术在改变人

[15:16] ama okullar aynı kaldı hukuk aynı kaldı
  但是学校保持不变，法律保持不变

[15:20] Tababet aynı kaldı ve on şimdi Uyumsuz oluyoruz.
  医学保持不变，现在我们变得不协调。

[15:23] Kurumlar nezdinde dünya değişiyor zaten çivisi çıkmış bir dünyadayız.
  在机构眼中，世界正在变化，我们已经身处一个失控的世界。

[15:28] O değişime zorlanıyor kendiliğinden göre şimdi bu pandemi ile belki daha daha zor lan.
  它被迫改变，自然而然地，现在随着这场疫情，也许更加更加困难了。

[15:36] Bu çünkü artık okula gitti dinmez oldu.
  这是因为现在上学不再停歇了。

[15:43] Belki üniversite model değişecek yani okula geliyorsun 18 19 yaşında annenden babandan uzak olmanın özgürlüğünü yaşıyorsun ve hormonların fışkırıyor.
  也许大学模式会改变，也就是说你18、19岁来上学，体验远离父母的自由，而且你的荷尔蒙在喷涌。

[15:55] Kızlara erkekler küçük kimi seviyorsan onlar etrafında başka bir şehirde yaşıyorsun orasını keşfedeceksiniz eşit olmuşsun.
  无论你喜欢的是女孩、男孩还是其他人，他们都在身边，你生活在另一个城市，你将探索那里，你已经变得平等。

[16:04] Yapabileceğin şeyler var eskiden yapamadı bunun içinde cinsel ilişki var içki var senin küçük yetişkinlerin gidebildiği filmlere gitmek vardı sahibi bir de bütün bunlar olurken haftada 30-40 saatler sınavlar.
  有你能做的事情，以前做不到，其中包括性关系、喝酒，还有去那些小大人能看的电影，而这一切发生的同时，每周还有30-40小时的考试。

[16:24] Tezler ikisi uyuşmuyor yani yanlış yaşta üniversiteye gidiyoruz.
  这两个论点不一致，也就是说我们在错误的年龄上大学。

[16:32] Ve yani ilk ideal de ve bu dönüşür.
  也就是说，第一个理想也是如此，并且这会发生转变。

[16:35] Umarım Hello gibi ideal yaşında yani özverili yaşında gitti.
  希望像Hello一样在理想的年龄，也就是无私的年龄时离开。

[16:38] Bu ülkenin tanıtımı sana şirketler devletler bütçe kadar para yani yiyecen kadar yemek yapacağım yapmak için de bir yer versinler yeter.
  这个国家的宣传，公司和国家给你预算那么多的钱，也就是说，为了做够你吃的食物，他们给一个地方就够了。

[16:48] Okul yap toprakta çalış tanıyı ondan sonra git oku yani açık dünyayı tanıdıktan sonra okuyacağım daha iyi bilirsin uzak olacaktım.
  建学校，在土地上劳作，认识之后再去读书，也就是说，在认识开放的世界之后再去读书，你会更清楚，我本会远离。

[17:01] Gençliği sokaktan alıp üniversiteye almak ki işsizlik ertelensin ve sokak hareketleri ertelenmez çünkü işsiz genç korkunç bir şey.
  把年轻人从街头带进大学，是为了延迟失业，而街头运动不会被延迟，因为失业的年轻人是可怕的事情。

[17:15] Otel ki onun için bu kadar üniversite açılıyor Türkçede adı Üniversitesi zaten.
  酒店，正因为如此，这么多大学被开办，在土耳其语中它本来就叫大学。

[17:20] Ama şey yerleşke hapishaneleri üniversitede altında gence sokaktan ra hayattan uzak tutmak yazdı.
  但是，那个校园监狱，在大学里，是为了让年轻人远离街头、远离生活，他写道。

[17:26] [Müzik]
  [音乐]

[17:30] Gençlerin geleceklerini adam ediliyor.
  年轻人的未来被毁掉了。

[17:34] Ondan ülke kaybediyor, dünya kaybediyor.
  因此国家在失去，世界在失去。

[17:38] Var yani 3 sadece Türkiye değil hocam.
  也就是说，不仅仅是土耳其，老师。

[17:41] Birçok yerde gençler hiç... Siz ekonomik kriz var zaten.
  在很多地方，年轻人根本没有……你们已经有经济危机了。

[17:43] Kapitalizmin demokrasi, demokrasinin kapitalizmi denetleyemesinden bu vahşi kapitalizm.
  由于资本主义无法监督民主，民主无法监督资本主义，这种野蛮的资本主义。

[17:47] Kan büyük bir sessizlik var ve gelir adaletsizliği korkunç.
  存在巨大的沉默，收入不平等可怕。

[17:49] Yani siyah beyaz kavgasından, binen binler çatışmasından çok daha büyük bir bela bekliyor dünyayı.
  也就是说，比黑白之争、成千上万的冲突更大的灾难在等待着世界。

[17:56] Büyük bir bela bekliyor.
  一个大灾难在等待着。

[17:59] Hele bir Yapay Zeka azıcık da devreye girsin, hissizliği üç misli arttıracak.
  一旦人工智能稍微介入，麻木感将增加三倍。

[18:08] Ve yapay zeka, şeyler, 5 boyutlu yazıcılar, algoritmalar, kuantum bilgisayarlar var.
  还有人工智能、那些东西、5D打印机、算法、量子计算机。

[18:15] Büyük bir sessizlik bekliyor gençleri.
  巨大的沉默在等待着年轻人。

[18:23] Eğer devletler şunu yapmazsa mesela bazı...
  如果国家不这样做，比如一些……

[18:30] Tip şeyler söz etmeye başladı Fransa'da.
  在法国，他开始谈论一些事情。

[18:33] Bir partinin gündeminde vardı Amerika'da.
  在美国，某个政党的议程上有这个议题。

[18:35] Demokrat Parti'nin Başkan askerimi değildi.
  民主党的总统不是我的士兵。

[18:38] Asgari gelir herkese, kim olursa olsun yaşayabileceği kadar, insan gibi yaşayabileceğim.
  最低收入给每个人，无论谁，都能像人一样生活，足以生存。

[18:45] Var yani kirasını ödeyebilecek.
  也就是说，能付得起房租。

[18:48] Okula gidebilir.
  能去上学。

[18:50] Kağıt lokantada yemek yiyebileceğimiz sınamaya gidebileceği.
  能在纸餐厅吃饭，能去考试。

[18:52] Tatil yapabilir herkese geliyor.
  能度假，这适用于每个人。

[18:54] Bunu parası var dünyada sade adaletsiz dağıtıldığı için böyle bir şey yok.
  这世界上有钱，只是因为分配不公，所以没有这样的事情。

[19:02] E o zaman bu krizde engelleriz.
  那么，在这场危机中，我们会阻止它。

[19:07] O o.
  哦，哦。

[19:10] Abone ol.
  订阅。

[19:12] O çok geç kalmazsak kurtaracağız.
  如果我们不拖延太久，我们会拯救它。

[19:18] Ya şu dönemece atlasak gezegeni müthiş bir coşku varlık Neşe yaratıcılık bekliyor.
  如果我们能越过那个转折点，地球将迎来巨大的热情、存在、喜悦和创造力。

[19:26] Ve bu dönemi atlatmak lazım kurumlarda.
  而且，必须在机构中度过这个时期。

[19:35] Dinleniyor.
  它在休息。

[19:36] Çünkü onlar da böyle alışmışlar, yani değişmesi kolay değildi.
  因为他们也习惯了这样，所以改变并不容易。

[19:40] En büyük nokta herhalde iklim krizi mi?
  最大的问题大概是气候危机吗？

[19:43] Hawking dahil, ya bu gezegenin işi bitmiştir artık, biz taşınalım, yerler var.
  包括霍金在内，这个星球的事情已经结束了，我们搬走吧，有地方可去。

[19:51] Ben çivinin çıktı.
  我钉子出来了。

[19:53] Bence bu yeter gelirse arkasından geliyor.
  我觉得如果这个够了，后面就会跟着来。

[19:56] Yani ulus-devletler artık işlemini bitirdi, dinler işlerini bitirmek üzere.
  也就是说，民族国家已经完成了它的功能，宗教也即将完成它的任务。

[20:03] Hala varlar ama eskisi gibi yok var değiller, yani çorap söküğü gibi aşağı doğru gidiyor.
  它们仍然存在，但不像以前那样存在了，就像袜子脱线一样往下掉。

[20:14] Abone ol.
  订阅。

[20:16] Bir şey duydum geçen gün radyoda, hatta bu sabah galiba en iyi haritaya bir küçük bayrağı dikilecek diye bir laf duydum ve korkunç bir şey.
  我前几天在收音机里听到一件事，甚至今天早上好像听到一句话说，要在最好的地图上插一面小旗，这太可怕了。

[20:26] Tabi yani Türk bayrağını dikilmesi değil, herhangi bir bayrağın dikilmesi, yani Amerikalılar dikti bir tane ay abi yani bu milliyetçiliği uzaya taşımak, ardından şu.
  当然，不是指插土耳其国旗，而是插任何一面旗，也就是说美国人插了一面旗在月球上，老兄，这就是把民族主义带到太空，然后这个。

[20:37] gök taşı benim bu göktaşı senin bu maden

[20:40] Benim şu maden senin hukuk yok yani uzay

[20:43] hukuku yok Amerika şey gücük başlattı

[20:46] şimdi Deniz kara Hava Kuvvetleri ve uzay

[20:49] gücünü kurdu biliyorsunuz

[20:51] en büyük Birleşmiş Milletler'in uzay

[20:55] gücü yok Amerika'nın var ardından

[20:57] şimdiki gelecek belki bunlara duyarsız

[21:02] çünkü bizde şeyi tüketmekte meşgulüz

[21:05] hala düzenin önümüze sunduğu problemleri

[21:09] tüketmekte meşgulsünüz orada tarafl

[21:11] aşmakla meşgulüz ama biz meşgulüz zaten

[21:15] benim kuşağımı ve orta yaşlı kuşakları

[21:18] kastediyorum yani Şimdiki gençliği

[21:20] kastetmiyorum Çünkü onlar sopa girmiyor

[21:23] bu oyunu oynamıyorlar bu oyunu oynamaya

[21:25] Rock zaten düzeni gayrimeşhur

[21:28] araştırıyorlar yani apolitik yolu

[21:31] deniyorlar için apolitik olarak düzeni

[21:35] gayrimeşru başlıyorlar önce hepimizden

[21:38] politik ler aslında

[21:40] Bu şirketler karşısında devlet güçsüz

[21:43] dünya sorunları karşısında bu kovanı

[21:46] iflasında gördük devletler hazırlıksız

[21:50] yakalandı

[21:52] bu yakalandı değil bile bile hazırlıksız

[21:55] kalktılar ve ve hala aşı savaşları falan

[21:59] devam ediyor Şimdi aşığım milliyetçiliği

[22:02] başladı Yani bütün devletler çok ufak

[22:05] dünya sorunlarıyla ilgilenmek için fresa

[22:07] sonra ilgilenmek için yerel sorunlarla

[22:10] ilgilenmek için de çok büyüktü beni

[22:14] Oradan da işlemini bitirdim Merkezi

[22:16] otorite giderek Oradan da kaybediyor

[22:19] Ya ben bir şey güçlenecek herhalde

[22:22] İleride Şehir devletleriyle şehir devlet

[22:25] demokrasisi güçlü önce

[22:27] bu çünkü şehirler bambaşka yani

[22:30] biliyordu bir Para üstü bir bombalı yüzü

[22:33] dersiyle İstanbul'da birbirine daha çok

[22:35] benziyor kendi ülkesinin taşrasında ki

[22:39] insana kasabasındaki köydeki insanlar

[22:41] benzetildi canım örgüden bahsediyorsunuz

[22:51] ama yani bir arkadaşım da büyük adadır

[22:55] bir film seti de aslında bir film

[22:58] çeviriyordu aynı evde 5-6 kişi

[23:00] kalıyorduk Güneş çıkana kadar

[23:02] tartışıyordu konuşuyorduk yani iyi vakit

[23:04] geçiriyorduk ne sonun haftalar sonra onu

[23:07] yazdım gece özgürlüktür işte gündüz

[23:12] totalitarizm nedir diye olsa birkaç gün

[23:15] sonra aklıma başka bir şey geldi yani

[23:17] günlük alışkanlıklarımızın nasıl bize

[23:20] haps aldığına dair o kitap öyle çabucak

[23:22] bitti Bir de şu ve burcunda ilave edelim

[23:25] Aslında Total ten düzene nasıl uyum

[23:28] sağladığımız konusunda kitap yazmayı

[23:31] düşünüyordum Yani 12 Eylül Total

[23:34] terörizme Faşizm Ah Facebook olmak

[23:36] isterseniz o

[23:39] bu fakat onu yazayım derken bir şekilde

[23:43] ya ilk önce benim kendimi soktum

[23:45] Hapishaneler var dedim Daha çok Hanna

[23:49] arendt mavi falan totalitarizm üzerine

[23:52] gidecekti Ama bu yazılmamış öyle bir şey

[23:55] pek yani okumamıştım böyle bir şey ama

[23:59] yazılmadı değil de dayanamadım Yani

[24:01] kendi bu kendime İsyan ettim kendime

[24:03] isyanımı no güne kadar öğrendiklerini

[24:07] İsyanım ın sonucu bu kitap çıktı mı çok

[24:11] kolay kullanıyoruz Bu kelimeleri ve

[24:14] Faşizm da kadar çok kolay kullandığımız

[24:17] kelimelerden bir tanesi yani ne faşistin

[24:20] de karşısı gibidir Fakat daha kolay

[24:24] kullandığımız bir kelime demokrasi

[24:27] kelimesi Bu demokrasi zaten olmadığı

[24:31] için dünyada her neyse demokrasi ve onun

[24:35] arkasından da olmayınca Faşizm

[24:37] kelimesine kolaylıkla kullanılır oldu

[24:39] bu olmadığı halde Demokrat diyenler

[24:42] demokrasi diyenler sırf yasa var bir

[24:45] ülke Demokrat yapıyor yani Hitler ve

[24:48] şimdi de yasal bir Betül yasalar vardır

[24:50] Çünkü sevgi kelimesi de mesela onu da

[24:53] çok kötü içini boşalttık sevgilim yani

[24:56] telefonda birbirimizi öpüyoruz Yani sen

[24:59] çok seviyorum diye telefon gidiyor falan

[25:01] artık Birand yani bazı kelimeleri

[25:03] kullanmasak bence çok çok iyi olur daha

[25:05] iyi anlayabiliriz Çünkü neden

[25:07] bahsettiğimiz i tanımlamaya mecbur

[25:10] kalırız yani demokrasi dedikçe Faşizm

[25:13] dedikçe Seni seviyorum dedikçe

[25:16] demokrasiden uzaklaşıyoruz faşizmden

[25:19] uzaklaşıyoruz sevgiden de uzaklaşıyoruz

[25:21] Çünkü ortak bir dil bulduğumuzu

[25:23] zannediyoruz artık hiç ortaklık değil

[25:25] değil demokrasi bin bir yere çekiliyor

[25:29] Faşizm birbirlerine çekiliyor Sevgi

[25:31] birbirlerini çekiliyor Bildik kelimeleri

[25:34] kullanmıyorlar Onun için şairleri

[25:36] okuyoruz Çünkü bize o duyguyu başka

[25:39] kelimeler

[25:39] bu otellerin başka türlü bir diziliş ile

[25:42] yaratıyor misafir taşıyınca Benim pek

[25:46] dokunmuyor Bana Herkes Başın sağ kesme

[25:48] mutlak Herkes aşık hiçbir şey ifade

[25:51] etmiyor

[25:52] var yani sokakta gördüğümüz sokaktaki

[25:55] insan çıplak yarı çıplak yapmış öyle

[25:58] yanından geçiyorum vicdanın bile

[26:00] sızlamıyor artık bu kelimeler yandan

[26:04] geçiyoruz

[26:07] [Müzik]

[26:11] bu ne kadar önemli bir tespit Bu

[26:18] var ya utanma 3 sözcüğünün bu denli

[26:23] devreye girmesi

[26:24] bu çok önemli tespit

[26:28] ama yani bence şunu gösteriyor belki

[26:30] Sizce de aynı Eskiden faşiste indirdik

[26:34] bir şey Satılmış Ben girdi

[26:37] de bundan daha temel bir eleştiri olamaz

[26:41] yani kişinin hale geldiği Bir toplumun

[26:45] hale getirildiğini Beni ahlak aklımızda

[26:48] hep şeydir Çünkü dinlerin kullandığı

[26:51] falan Ayla kalkınca girince de peygamber

[26:53] gelir dua etmek geliyor falan seni

[26:56] oradan da dinin ahlakı ahlak anlayışı

[26:59] atılırsa gelir alıp de daha büyük bir

[27:01] şey felsefenin temel son saatin alamet

[27:04] değil

[27:05] Evet Ee tekrar durumda Yani bu düzenin

[27:09] ahlaksızlığı ortada zaten gelir

[27:12] adaletsizliği gezegeni yapılan

[27:15] hayvanları yaptığınız

[27:18] Ama bunlar ahlaksızlık artık

[27:22] bir tek kelimeyle ahlaksızlık yani hukuk

[27:25] varmış yokmuş insan bundan sonra gelen

[27:28] şeyler

[27:29] var yani en temel gözlemde bulundu için

[27:33] Yok yok ahlaka arıyoruz

[27:37] Ama bu tanımıyorsun diyor musun

[27:42] ya ben bu düzen değiştirmek değil Devrim

[27:44] yapmak değil yeni bir aktör falan Sen

[27:48] nasıl böyle birisi olabilirsin utanmıyor

[27:51] musun Bunlar da temel bir şey olabilir

[27:56] bu dünyada olduk Bir tane her şeyden

[27:59] sorumlu hissediyorum kendimi anne

[28:01] yapabilirim düşüncesi var

[28:05] o yazdıklarımda da onun bir cevabı kendi

[28:09] kendi şey yapıyorum gibi hissediyorum

[28:12] amacı kendimi aldatma

[28:14] bu işte bir nevi izmirbarosu

[28:16] biliyorsunuz Yani daha çok yazdığı

[28:19] kitapla uğraşıyorum onunla yaşıyorum

[28:22] Okuduğun her şeyde o kitapla ilgili

[28:25] kitabının geçtiği zaman da ilgili

[28:27] karakterlerle ilgili vesaire

[28:30] ve o şaşırtıcı geldi bana çünkü burada

[28:33] bir Azize gömülüyor dini bir tören falan

[28:37] Fakat batası bunlar şey ön planda İlk o

[28:41] dikkatimi çekmişti İkincide boşluk

[28:43] müthiş bir boşluk 17 yüzyılda yaşamış

[28:49] bir İtalyan ve sen var kabacıoğlu işte 6

[28:52] yıldır onlar da haberim öyle bir

[28:55] yolculuk onun yolculuğu

[28:58] Şu ana karakterin yolculuğu başka

[29:00] karakterleri yolculuğu

[29:04] O nasıl oluyor lan

[29:08] abone ol

[29:10] ya azıcık

[29:13] ve sahtekarlıkla belki Çünkü

[29:17] bu Mostar Köprüsü ile ilgili bir kitap

[29:19] yazmıştım Şimdi orada bir yerde yaşamak

[29:23] istiyordum 35 ay bilmediğim bir ülke

[29:26] bilmediğimi değil yeğenimin evi varmış

[29:29] gelelim de kaldırdı bari gittim köpüğü

[29:32] gördüm ve görür görmez köprü beni

[29:35] bırakmadı ben köprü bırakmadım o köpüğü

[29:37] yazdım yani günde 8-10 saat Belki daha

[29:41] fazla köprünün başında durdum ve yazdım

[29:44] ve yazdım da yazdım

[29:45] Bu nasıl bir yerde başka bir yerde

[29:49] yaşayacağım Sicilya

[29:51] bir İtalya dolaştık artık sonra siz

[29:54] geliyor arkadaşlar gösterdiğim şekilde

[29:56] diğer bulduk

[29:58] de aklımda bir kitap falan yazmak yoktu

[30:01] ama İki günüm Kara babacığım bir resmini

[30:04] gördüm orada bir kilisede de mostar'da

[30:08] yani kendimden kopya çektim Onun için

[30:10] sahtekarlık mostar'da köpüğü yaptığını

[30:12] bu resimle yapayım dedim ama o resim

[30:15] beni çağırmadı

[30:17] bu köprü çağırmıştı Halbuki önce hangi

[30:22] bu sefer gece şekilde profil resminde

[30:24] gene gündür 5-6 saat Oturup oradan bir

[30:27] şeyler yazmaya başlamam da taşındı ki

[30:30] Tamam ondan sonra başka yerde eve gitti

[30:33] ya filmlerde Aşıklar birbirine Kavuşunca

[30:37] alıyorum mesela ve anne çocuğuna o

[30:40] duygusallık Salo var Yani kolay

[30:42] ağlıyorum sevindiğim şeylerde de kolay

[30:45] ağlıyorum yani

[30:48] ve Ender ama sanatta güzeldi resimde

[30:52] güzelde müzikte güzeldi biraz sana da

[30:55] Ali ağabey gözlüğü var Allah'ın görmesi

[30:59] için değil gözlükten Cam bile yok

[31:01] gözlükte yanlış şuradan bir kışın

[31:04] gidiyor bir lazer Işıl gidiyor o öyle

[31:08] kafasına oynattık çay

[31:12] Bu kışın tuvale vuruyor ve bir arkadaşı

[31:16] tuvalet çiziyor

[31:18] de böyle yapılmasının nedeni Ali Arif mi

[31:23] belki 10 yıldır belki 11 yıldır yatakta

[31:27] kollarını kırıldı tanıyor bacaklarını

[31:30] kımılda atamıyor ve hiçbir şey yapamıyor

[31:33] Ama düşünüyor kafasını kımılda atıyor

[31:37] şupur resmi de 3-4 yıl önce yaptı

[31:42] bu öksüz ve yetim annem tek başına

[31:45] yaşıyor Şişli'de bir pansiyon odasında

[31:48] üniversiteye gidiyor yaşamını idame

[31:52] ettirmek için İngilizce karşılığı

[31:54] veriyor Bu da birlikte bir parayla aldı

[31:58] sandalye annemle daha çok konuşmuş olmak

[32:05] isterdim anneme İsyan yerine

[32:09] abone ol

[32:11] bu çünkü beni benden daha çok anlıyorsun

[32:14] tabi ki Her anne gibi ama yol gösterdi

[32:17] kendimi tanımam Ama

[32:20] var ama onu daha iyi tanımak isterdim

[32:22] yani daha

[32:26] mi Evet Hadi tanımak isterdim

[32:30] var yani annelik hakkında ona daha çok

[32:32] vermiş olmak isterdim evlat isyanı

[32:35] yerine kendimi

[32:37] Ben kendime onun gözlerinden ve baka

[32:40] bilmiş olmak isterdim canım 94 yaşında

[32:45] öldü onun için birbirimizi Tanıyabildin

[32:48] mi

[32:50] ben bunu çok Zaman Aldı

[33:00] mi Evet başka

[33:12] abone ol

[33:14] [Müzik]

[33:16] abone ol

[33:19] abone ol
