# CERN'de Hangi Sorulara Cevap Aranıyor? I Parçacık Fiziği ve CERN I Prof. Dr. Kerem Cankoçak

https://www.youtube.com/watch?v=5FJHX8HlDbw
Translation: zh-CN

[00:02] Merhabalar.
  你好。

[00:05] Necola'nın parçacık fiziği ve sern eğitimine hoş geldiniz.
  欢迎来到尼古拉的粒子物理和 CERN 培训。

[00:09] Şu anda içinde bulunduğumuz amfi, Sern'in en büyük amfisi.
  我们现在所在的礼堂是 CERN 中最大的礼堂。

[00:13] Nobel ödülleri, törenleri burada yapılıyor.
  诺贝尔奖颁奖典礼在这里举行。

[00:17] 13 yıl önce Peter Hicks ve Franco Engelt de burada Nobel almıştı.
  13 年前，Peter Hicks 和 Franco Engelt 也曾在此获得诺贝尔奖。

[00:23] Hepiniz merak ediyorsunuzdur.
  你们一定很好奇。

[00:25] Bu kadar milyarlarca dolar niye harcanıyor?
  为什么花费如此数十亿美元？

[00:28] İşte 70 küsur ülkenin dahil olduğu bu fizik deneylerinin amacı ne?
  那么，这 70 多个国家参与的物理实验的目的是什么？

[00:34] Sern'in 24 üye ülkesi var ama Serne'e üye olmakla deneylere üye olmak farklı şeyler.
  CERN 有 24 个成员国，但成为 CERN 的成员国与成为实验的成员国是不同的。

[00:40] Onu ilerleyen derslerde daha detaylı göreceğiz.
  我们将在接下来的课程中更详细地介绍这一点。

[00:44] Dünyadaki hemen hemen bütün gelişmiş ülkeler işte gelişmekte olan ülkeler SER'deki deneylere katılıyor.
  世界上几乎所有发达国家，以及发展中国家，都参与了 CERN 的实验。

[00:49] Türkiye'de katılıyor ama bütün ülkeler üye değil.
  土耳其也参与其中，但并非所有国家都是成员国。

[00:54] Örneğin Amerika Birleşik Devletleri Sern üye değil, Rusya üye değil, Çin, Japonya üye değil ama hem insan gücü olarak hem eee maddi olarak
  例如，美国不是 CERN 的成员国，俄罗斯也不是，中国和日本也不是，但无论是人力还是经济方面

[01:02] Serndeki deneylere katkıda bulunuyorlar.
  他们为 CERN 的实验做出了贡献。

[01:04] Burası uluslararası bir laboratuvar.
  这是一个国际实验室。

[01:07] SERN deneylerine daha detaylı girmeden önce biraz parçacık fiziği tarihini anlatacağım ve eee detektör fiziği daha sonra temel parçacıklar ve sern deneylerini gireceğiz ilerleyen derslerde.
  在详细介绍 CERN 实验之前，我将先讲一些粒子物理学的历史，然后是探测器物理学，之后在接下来的课程中，我们将进入基本粒子和 CERN 实验。

[01:19] Şimdi buradaki temel amaç aslında 2500 yıldır insanların eee uğraştığı, çözüm bulmaya çalıştığı problemlerin aynısı.
  现在，这里的主要目标实际上与 2500 年来人们一直在努力解决的问题相同。

[01:24] Yani 2500 yıl önce doğa filozofları, İonyalı doğa filozofları işte şu anki Türkiye'nin Ege kıyılarında bulunan millet gibi, Efes gibi yerlerdeki doğa filozofları dünya neden oluşur diye sorular soruyorlardı.
  也就是说，2500 年前，自然哲学家，爱奥尼亚的自然哲学家，就像现在土耳其爱琴海沿岸的米利都、以弗所等地的自然哲学家一样，他们问世界是由什么组成的。

[01:42] Onların dünya dedikleri aslında bütün evren.
  他们所说的世界实际上是整个宇宙。

[01:48] Tabii ki o zamanlar sadece dünyayı biliyorlar.
  当然，那时他们只知道地球。

[01:50] Tarihte ilk defa olarak işte mitolojik açıklamalardan çok doğal nedenlere bağlamaya çalışmışlardı.
  在历史上，他们第一次尝试将原因归结为自然原因，而不是神话般的解释。

[01:59] Tabii ellerinde bunların deney aletleri yoktu ama fikir yürüterek
  当然，他们没有实验仪器，但他们通过推理

[02:04] Bir çeşit felsefe yaparak tabii ama doğa felsefesi yaparak dünyanın neyden meydana geldiğini açıklıyorlardı.
  当然，通过一种哲学，通过自然哲学，他们试图解释世界是由什么构成的。

[02:11] Aslında şu anda da yaptığımız şey o.
  事实上，我们现在所做的就是这个。

[02:12] Tabii dünya yerine evreni düşünmememiz lazım.
  当然，我们应该考虑宇宙而不是地球。

[02:15] Burada yapılan şey evrenimizin temel maddesi nedir?
  这里所做的是，我们宇宙的基本物质是什么？

[02:19] Evrenimiz nereden geldi?
  我们的宇宙从哪里来？

[02:22] Nereye gidiyor?
  它往哪里去？

[02:26] Gibi büyük sorulara cevaplar aramak.
  寻找像这样的重大问题的答案。

[02:26] Aristoteles'in dünya neyden oluşmuştur sorusuna verdiği cevap dört elementti.
  亚里士多德对‘世界是由什么构成的’这个问题的回答是四种元素。

[02:31] Toprak, hava, ateş ve su oluşur diyordu Aristoteles.
  亚里士多德说，它由土、空气、火和水组成。

[02:34] Ama örneğin Aristoteles Demokritos'un atom kuramına katılmıyordu.
  但是，例如，亚里士多德不同意德谟克利特的原子理论。

[02:39] Yine yaklaşık 2500 yıl önce tam olarak milattan önce 580 yıllarında Demokritos her şeyin atomlardan meydana geldiğini savunuyordu.
  同样，大约在2500年前，确切地说是在公元前580年，德谟克利特主张万物由原子构成。

[02:49] Atom eski Yunancada bölünemez anlamına gelir.
  原子在古希腊语中意为不可分割。

[02:51] Yani bir çubuğu diyelim ikiye bölsek diye fikir yürütüyordu.
  也就是说，他推测，如果我们把一根棍子分成两半，

[02:57] Demokritos ve onun yolundan izleyenler.
  德谟克利特和追随他道路的人们。

[02:59] Çubuğu sonsuza kadar ikiye bölersek elimizde sonsuz sayıda sonsuz parçacık kalır ve bunları
  如果我们无限地将棍子分成两半，我们将剩下无限数量的无限粒子，而这些

[03:06] Tekrar birleştirirsek sonlu bir çubuk elde edemeyiz.
  如果我们再次组合，就无法得到有限的棍子。

[03:10] O yüzden mutlaka bölünemeyecek bir noktaya gelmemiz lazım.
  因此，我们必须达到一个不可分割的点。

[03:12] Bu bölünemeyen elemente de işte atom adını veriyorlardı.
  他们称这种不可分割的元素为原子。

[03:15] Atom tartışması binlerce yıl devam etti.
  关于原子的争论持续了数千年。

[03:21] Ancak 20. yüzyılda en son Einstein'ın 1905'teki bir yayınıyla atomların varlığı kesin kez ispat edilmiş oldu.
  然而，在20世纪，随着爱因斯坦1905年的一篇论文，原子的存在被最终证实了。

[03:28] Ama tabii 19. yüzyılda atomların varlığına dair birçok kanıt vardı.
  但当然，在19世纪，有许多证据表明原子的存在。

[03:33] Hatta 18. yüzyılda.
  甚至在18世纪。

[03:35] Ama bütün bu tartışmalar aslında evrenin temel yapı taşı nedir sorusuna yanıt aramaktı.
  但所有这些争论实际上都是在寻找宇宙的基本构成单位是什么这个问题的答案。

[03:41] Şimdi antik çağda atom kavramı çok fazla rağbet görmedi.
  现在，在古代，原子概念并没有受到太多欢迎。

[03:45] Aristoteles daha prestijli bir filozoftu.
  亚里士多德是一位更有声望的哲学家。

[03:47] O yüzden Aristoteles'in dört elementi neredeyse Orta Çağ'a kadar temel yapı taşı olarak kabul edildi.
  因此，亚里士多德的四元素几乎被接受为基本构成单位直到中世纪。

[03:56] Fakat 18. yüzyılda Lavazya ve Dalton'un çalışmalarıyla pek çok başka element, gerçek elementler bulunmaya başlandı.
  然而，在18世纪，随着拉瓦锡和道尔顿的工作，许多其他元素，真正的元素开始被发现。

[04:06] 19. yüzyılın sonlarına geldiğinde artık Mendelev periyodik tabloda 77 tane atomu yani elementi aslında ortaya çıkarmıştı.
  到了19世纪末，门捷列夫实际上已经在元素周期表中发现了77个原子，也就是77种元素。

[04:16] Yani 20. yüzyıla gelindiğinde artık dünyanın, evrenin, temel yapı taşının atomlar olduğu hemen hemen eee anlaşılmıştı.
  也就是说，到了20世纪，人们几乎已经认识到，原子是构成世界、宇宙的基本构成单位。

[04:28] 1897'de GG Thompson ilk defa atomun içinde başka bir parçacık olduğunu keşfetti ve buna elektron adı verildi.
  1897年，J.J. Thomson首次发现原子内部存在其他粒子，并将其命名为电子。

[04:33] Ama elektron adı zaten daha önceden biliniyordu.
  但电子这个名称其实早已为人所知。

[04:36] Çünkü elektrikle ilişkilendiriliyordu.
  因为它与电有关。

[04:37] Atomlar yüksüzdür.
  原子是电中性的。

[04:40] Yani bir elektrik yükü yoktur.
  也就是说，它没有电荷。

[04:42] Ama atomun içinde artı ve eksi elektrik yükleri vardır.
  但原子内部存在正电荷和负电荷。

[04:44] İşte GG Thomson ilerleyen derslerde daha detaylı inceleyeceğimiz deneyleriyle 1897'de atomun içindeki elektronun elektrik yüküyle kütlesi arasındaki oranı ölçerek bir anlamda elektron varlığını da ispatlamış oldu.
  J.J. Thomson通过他的实验，在1897年测量了原子内电子的电荷与质量之比，从而在某种意义上证明了电子的存在，我们将在后续课程中更详细地研究这些实验。

[05:03] Sonra 1911'de Ruford atom çekirdeğini keşfetti.
  随后，在1911年，卢瑟福发现了原子核。

[05:05] Yine ilerleyen derslerde daha detaylı
  同样，在后续课程中我们将更详细地

[05:07] göreceğiz.
  lo veremos.

[05:10] Bütün atomun pozitif yükünün çekirdekte toplandığını keşfetti Ruford.
  Ruford descubrió que toda la carga positiva del átomo se concentraba en el núcleo.

[05:13] Böylece aslında atomun içinde başka parçacıklar olduğu yani atomun aslında temel bir parçacık olmadığı eee 20. yüzyılın başlarında anlaşılmış oldu.
  Así, a principios del siglo XX, se comprendió que en realidad había otras partículas dentro del átomo, es decir, que el átomo no era en realidad una partícula fundamental.

[05:23] Şimdi günümüzde atom kavramı nedir?
  ¿Cuál es el concepto de átomo hoy en día?

[05:25] Periyodik tabloyu düşünün.
  Piensa en la tabla periódica.

[05:28] İşte hidrojenden başlayarak uranyuma kadar gider doğal periyodik tablo.
  La tabla periódica natural va desde el hidrógeno hasta el uranio.

[05:33] Örneğin hidrojende bir tane proton vardır merkezde.
  Por ejemplo, el hidrógeno tiene un protón en el centro.

[05:35] Etrafında da elektron, bir tane elektron vardır.
  A su alrededor hay un electrón, un electrón.

[05:38] İki tane proton olduğu zaman helyum olur ve iki tane de elektron vardır.
  Cuando hay dos protones, se convierte en helio y también hay dos electrones.

[05:42] Sonra helyum lityum diye devam eder.
  Luego continúa como helio, litio.

[05:45] Lityumda 3 tane proton vardır.
  El litio tiene 3 protones.

[05:47] İşte karbonda 6 tane proton vardır.
  El carbono tiene 6 protones.

[05:50] Oksijende 8 tane proton vardır.
  El oxígeno tiene 8 protones.

[05:52] Böyle gider elementler.
  Así van los elementos.

[05:54] Yani bir elementi diğer elementten ayıran şey çekirdeğindeki proton sayısıdır.
  Entonces, lo que distingue a un elemento de otro es el número de protones en su núcleo.

[05:59] Ama atom temel bir parçacık değil.
  Pero el átomo no es una partícula fundamental.

[06:01] Atomun çekirdeğinde proton ve nötronlar var.
  El núcleo del átomo tiene protones y neutrones.

[06:04] Helyumdan başlayarak hidrojen atomunda bir tane proton var ama helyum atomunda
  Empezando por el helio, el átomo de hidrógeno tiene un protón, pero el átomo de helio

[06:09] Protonun yanında bir tane de nötron var.
  质子旁边还有一个中子。

[06:14] Daha ağır elementlerde proton sayısından çok daha fazla nötron var.
  在更重的元素中，中子的数量远多于质子的数量。

[06:16] Dolayısıyla temel parçacıklar elektron, proton, nötron gibi düşünebiliriz.
  因此，我们可以认为基本粒子是电子、质子、中子。

[06:22] 1960'lara kadar böyle düşündüler.
  直到 1960 年代，人们都是这样想的。

[06:25] Ancak 1960'larda proton ve nötronun içinde de kuarklar olduğu ortaya çıktı.
  然而，在 1960 年代，人们发现质子和中子内部也存在夸克。

[06:29] Günümüzdeki temel parçacık kavramı demek ki sadece kuarklar ve leptonlardan oluşuyor.
  因此，我们现在对基本粒子的概念是由夸克和轻子组成的。

[06:35] Elektron bir lepton.
  电子是一种轻子。

[06:37] Eee, lepton adı veriliyor elektrona.
  嗯，电子被称为轻子。

[06:39] Neden öyle olduğunu da derslerde anlatacağım.
  我将在课程中解释原因。

[06:41] Kısaca özetlemek gerekirse bir atomu diğer atomdan ayıran şey proton sayısı çekirdeğindeki ve protonların içinde de kuarklar var.
  简而言之，区分一个原子与另一个原子的就是其原子核中的质子数量，而质子内部存在夸克。

[06:51] Dolayısıyla temel parçacıklar kuarklar ve elektronlar.
  因此，基本粒子是夸克和电子。

[06:54] Aslında elektron gibi başka leptonlar da var ama onlar çok kısa süre içinde bozunuyor.
  实际上，还有其他像电子一样的轻子，但它们在很短的时间内就会衰变。

[06:59] Bunları daha detaylı göreceğiz.
  我们将更详细地讨论这些。

[07:01] Boyutları çok kısaca hatırlayalım.
  让我们简要回顾一下它们的尺寸。

[07:04] Yani bunlar hangi büyüklükte?
  它们有多大？

[07:05] Ortalama bir insana 1 metre dersek yani biz bir 70 de olabilir, bir
  如果我们把一个普通人设为 1 米，那么我们可能是 1.70 米，

[07:10] 80 de olabilir ama önemli değil.
  80 de olabilir ama önemli değil.

[07:12] mertebe cinsinden 1 metre mertebesinde dersek hücrelerimiz eee bizim boyutlarımızın milyonda biri kadar.
  mertebe cinsinden 1 metre mertebesinde dersek hücrelerimiz eee bizim boyutlarımızın milyonda biri kadar.

[07:18] DNAmız ise bizim boyutlarımızın milyarda biri kadar.
  DNAmız ise bizim boyutlarımızın milyarda biri kadar.

[07:24] DNA'ların da biri'i kadar daha küçük boyutlara inersek yani bizim boyutlardan 10 milyar kadar küçük eee boyutlara inersek artık atomla karşılaşıyoruz ve ondan da 10.000 1000 kat kadar daha küçük boyutlara inersek çekirdekle karşılaşıyoruz.
  DNA'ların da biri'i kadar daha küçük boyutlara inersek yani bizim boyutlardan 10 milyar kadar küçük eee boyutlara inersek artık atomla karşılaşıyoruz ve ondan da 10.000 1000 kat kadar daha küçük boyutlara inersek çekirdekle karşılaşıyoruz.

[07:42] Yani atom aslında ilk bakışta boş gibi gözüküyor.
  Yani atom aslında ilk bakışta boş gibi gözüküyor.

[07:47] Ortada çekirdek ama örneğin bir futbol eee sahasının ortasına bir pinpon topu koyarsanız elektronlar futbol sahasının kenarında gibi oluyor.
  Ortada çekirdek ama örneğin bir futbol eee sahasının ortasına bir pinpon topu koyarsanız elektronlar futbol sahasının kenarında gibi oluyor.

[07:55] Ama aslında boşluk yok.
  Ama aslında boşluk yok.

[07:57] Eee bunu da ilerleyen derslerde göreceğiz.
  Eee bunu da ilerleyen derslerde göreceğiz.

[07:59] Demek ki maddenin en küçük temel yapı taşları bizim boyutların 10.000 milyarda biri kadar aşağı yukarı yani 10 üzeri -15 hatta kuarkları e
  Demek ki maddenin en küçük temel yapı taşları bizim boyutların 10.000 milyarda biri kadar aşağı yukarı yani 10 üzeri -15 hatta kuarkları e

[08:13] elektronların noktasal parçacıkları olarak kabul ediyoruz ama ölçülebilen 10 üzeri -18 metre civarlarında.
  我们将电子视为点状粒子，但它们是可测量的，大约在 10 的 -18 次方米左右。

[08:23] 1930'lara gelindiğinde artık proton nötron tespit edilmişti.
  到了 1930 年代，质子和中子已经被探测到。

[08:29] Eee bir de elektron tespit edilmişti.
  嗯，电子也被探测到了。

[08:33] Fakat bazı yeni deneyler birtım problemler ortaya çıkardı.
  然而，一些新的实验带来了一些问题。

[08:35] Parçacık fiziğinde bozulmak diye bir kavram var.
  在粒子物理学中，有一个叫做衰变的现象。

[08:37] Bu e bir domatesin bozulması gibi bir şey değil.
  这不像西红柿腐烂那样。

[08:44] Günlük hayatta da görmediğimiz bir şey aslında.
  实际上，这是我们在日常生活中看不到的。

[08:47] Nötronun protona bozulması, yanında da bir elektron ve nötrino çıkarması.
  中子衰变成质子，同时释放出一个电子和一个中微子。

[08:53] Eğer günlük hayatta görseydik şuna benzetebilirdik.
  如果我们能在日常生活中看到，我们可以将其比作这个。

[08:56] Bir otobüs giderken birden arabaya dönüşüyor.
  一辆公共汽车在行驶时突然变成了一辆汽车。

[08:59] Yanında bir bisiklet çıkıyor.
  旁边出现了一辆自行车。

[09:02] Bir de kaykay çıkıyor.
  还有一个滑板出现了。

[09:03] Tabii böyle bir şey hiçbir zaman olmuyor ama eee atom altı dünyada bu sürekli oluyor.
  当然，这样的事情永远不会发生，但在亚原子世界里，这种情况一直在发生。

[09:10] Ancak bozulmayan iki parçacık var.
  然而，有两个粒子不会衰变。

[09:13] Proton ve elektron.
  质子和电子。

[09:13] Bunlar hiçbir şeye bozulmuyor.
  它们不会衰变成任何东西。

[09:13] Proton ve nötronların
  质子和中子

[09:15] içinde de üç kuark var ama bunlar iki cins farklı kuarklar.
  里面还有三个夸克，但它们是两种不同的夸克。

[09:20] Bunları daha detaylı göreceğiz.
  我们将更详细地了解它们。

[09:22] Bunlara yukarı ve aşağı kuarklar diyoruz.
  我们称它们为上夸克和下夸克。

[09:24] İşte protonun içinde iki tane yukarı kuark, bir tane aşağı kuark.
  质子里面有两个上夸克，一个下夸克。

[09:26] Nötronda iki tane aşağı, bir tane yukarı kuark var.
  中子有两个下夸克，一个上夸克。

[09:29] Yani iki cins kuark var.
  也就是说，有两种夸克。

[09:32] Ama aslında daha ağır kuarklar da var.
  但实际上还有更重的夸克。

[09:34] Toplamda 6ı farklı cins kuark var.
  总共有6种不同的夸克。

[09:37] Bunların kütleleri birbirinden farklı.
  它们的质量不同。

[09:39] Tepe kuark dediğimiz kuark çok büyük.
  我们称之为顶夸克的夸克非常大。

[09:43] Bu yukarı ve aşağı kuarklardan büyük kütleli kuarklar hemen kısa süre içinde bozuyor ve hafif kütleli kuarklara dönüşüyor.
  这些比上夸克和下夸克重的夸克很快就会衰变，并变成质量较轻的夸克。

[09:51] Bozulma öyle bir şey.
  衰变就是这样。

[09:54] Bozunma kavramını sık sık kullanacağım için dersin en başında belirtiyorum.
  我会在课程一开始就提到衰变这个概念，因为我将经常使用它。

[09:58] İngilizcesi dikey.
  它的英文是衰变。

[10:00] Nötronun protona bozulması ve yanında bir elektron çıkarması aslında 1900'lerin başlarında biliniyordu.
  中子衰变成质子并伴随释放一个电子，这在20世纪初就已经为人所知。

[10:06] Buna beta dikey diyorlardı.
  他们称之为β衰变。

[10:09] Beta bozunumu.
  β衰变。

[10:11] Ama ne olduğunu bilmiyorlardı.
  但他们不知道那是什么。

[10:14] Bu beta ışınımının buna elektron adını verdiler.
  他们给这种β辐射起名为电子。

[10:14] Şimdi elektron çok hafif bir parçacık
  现在电子是一种非常轻的粒子

[10:16] aslında. Atomun kütlesine kütle veren esas proton ve tabii nötron.
  事实上。赋予原子质量的主要是质子，当然还有中子。

[10:23] Yani bunlar protonla nötronun kütlesi aşağı yukarı aynı.
  也就是说，质子和中子的质量大致相同。

[10:25] Eee ve elektronun kütlesinin 2000 katı bunlar.
  呃，它们是电子质量的2000倍。

[10:30] Dolayısıyla vücudumuzdaki ya da herhangi bir maddenin ağırlığı aslında ya da kütlesi diyelim tamamen proton ve nötrondan geliyor.
  因此，我们身体或任何物质的重量，或者说质量，完全来自于质子和中子。

[10:39] O yüzden GG Thomson elektron kütlesinin yüküne oranını ölçtüğü zaman milikan deneylerinden de elektronun kütlesi biliniyordu.
  所以，当J.J. Thomson测量电子质量与其电荷之比时，通过密立根的实验也知道了电子的质量。

[10:46] Dolayısıyla elektronun hafif bir parçacık olduğu biliniyordu.
  因此，人们知道电子是一种轻粒子。

[10:51] Rudford deneylerinden de protonun ağır bir parçacık olduğu ortaya çıkmıştı.
  卢瑟福的实验也表明质子是一种重粒子。

[10:55] ya da çekirdeğin Ruford protonu bilmiyordu ama çekirdek diyordu.
  或者说原子核，卢瑟福不知道质子，但他称之为原子核。

[10:58] Şu açıdan bunlar önemli.
  从这个角度来看，这些很重要。

[11:01] Tarihsel açıdan elektrona lepton ismi verildi.
  从历史角度来看，电子被命名为轻子。

[11:03] Yani Yunancada hafif anlamına geliyor.
  在希腊语中，它的意思是“轻”。

[11:06] Daha sonra başka leptonlar da keşfedildi.
  后来，又发现了其他轻子。

[11:07] İşte miyon ve tao leptonları keşfedildi.
  例如，发现了μ子和τ子。

[11:10] Ama isimlendirme açısından bunu hatırlatmakta yarar var.
  但从命名的角度来看，有必要提醒这一点。

[11:14] Çünkü bu derslerde sık sık leptonlar ve
  因为在这些课程中，轻子和

[11:17] Kuarklardan bahsedeceğiz.
  我们将讨论夸克。基本结构

[11:20] Taşları evrenimizdeki leptonlar ve kuarklar.
  粒子是宇宙中的轻子和夸克。

[11:22] Elektron bir lepton çünkü hafif.
  电子是一种轻子，因为它很轻。

[11:25] Bu ağır parçacıklara da hadronlar dendi.
  这些重粒子被称为强子。

[11:28] Katı demek.
  意思是固体。

[11:32] Yani önce protona baron dendi.
  也就是说，首先质子被称为重子。

[11:35] Baryon Yunancada ağır demek.
  重子在希腊语中意为重。

[11:36] Daha sonra yeni parçacıklar keşfedilince bunlara mezon dendi.
  之后，当发现新粒子时，它们被称为介子。

[11:41] Mezonlar orta ağırlıkta orta demek.
  介子意味着中等重量，中等。

[11:43] Daha sonra bu proton, baryon ve mezonların içinde kuarklar olduğu keşfedilince bunlara hadron dendi.
  之后，当发现质子、重子和介子内部含有夸克时，它们被称为强子。

[11:53] Yani hadronlar kompozit parçacıklar.
  也就是说，强子是复合粒子。

[11:55] Dolayısıyla temel parçacıklar değil.
  因此它们不是基本粒子。

[11:57] Temel parçacıklar kuarklar ve leptonlar.
  基本粒子是夸克和轻子。
